Doğum Günleri

Bugün bir arkadaşımın doğum günü. Evinden 400 km kadar uzakta yalnız bir doğum günü geçirecekti. Buluştuğumuzda çok üzgündü. Sadece ben vardım yanında. Herkes doğum gününü “en içten dilekleriyle” kutlamıştı Facebook üzerinden. Ama yanında hiç kimse yoktu.
Olay buradan sonra değişiyor arkadaşları ondan gizli bir organizasyon yapmışlar. Benden ayrıldıktan sonra onlarla eğlenmiş kendisi.
Kötü başlayan ama iyi biten bir hikaye gibi duruyor. Peki bir de arkadaşım için doğum gününün bu kadar abartılmamiş olduğunu onu arayan birkaç kişinin onun için yeterli olduğu bir durum düşünelim. Gün boyu üzgün kalmasına gerek kalmayacaktı. Bir parti beklentisi de olmayacaktı haliyle. Birkaç arkadaşıyla çıkıp eğlenmek yeterli olabilecek hatta fazla bile gelecekti. Birkaç derken sadece 1-2 arkadaştan bahsediyorum. Dışarı çıkmaları da gereksiz sadece bir araya gelseler yetecekti.
Bazı kutlamalar bence fazla abartılıyor. Tamam hiç kutlanmasın demiyorum ama zaten sosyal medya üzerinden sosyal görevini yaptığını zanneden insanların olduğu *ben yapmadım demiyorum* beklentiyi düşük tutmak hem eğlencenin içtenliği hem de kişinin mutluluğu açısından daha iyi olabilir gibi geliyor.
Bazı şeyleri çok abartıyor olabiliriz. Anlatmak istediğim nokta budur.

Reklamlar

Hocam.com ve İstedikleri Blog Girdisi

Hocam.com adında bir site var. Duymuşsunuzdur. Site genel olarak üniversiteler üzerine kurulmuş bir sosyal platform olma peşinde. Sayfanın hit alması için bir takım uğraşlar peşindeler. Ama bir yandan da “Herkesi almıyoruz. Elit bir siteyiz.” havasından da vazgeçmemek istiyorlar. Bunun için de duyulmak için kullanıcıları blogları kullanıyorlar.

Sitenin genel olarak tutumu bana göre oldukça yanlış. Üye olmak için “edu.tr” uzantılı mail adresi ile kaydolmak ya da üniversiteli olmanızı kanıtlamanız için bir takım bilgiler vermeniz gerekiyor. Ardından hala üye olamıyorsunuz. Okumayı zorlaştıran ufacık bir alandan kullanıcı sözleşmesini okumanız gerekiyor ardından “Öntanımlı olarak seçili gelen” onaylıyorum kutusu var. En sonundan aktivasyon maili yollanıyor. Aşağılayıcı olarak algılanabilecek “Sırada daha üst sıralara taşınabilmek için bu mini IQ testini çözün” tarzında bir pencere ile aktivasyon postasını bekliyorsunuz. Sizi sıraya alıyorlar ve ön sıralara geçmek için bir blog yazısı yazmanızı istiyorlar.

Sitede “Elit” bir site havası sezilmekle beraber daha sonra ilişki durumunuzu ayarlarken gördüğünüz seçenekler aslında öyle olmadığını fark ettiriyor. Daha sonra site logosunu fark ediyorsunuz.

Şahsen bu tezatlıklar sebebiyle site hakkındaki görüşlerim oldukça değiştirdi ve bu eleştirel yazıyı yazmama sebep oldu. Buradaki görüşlerimi tavsiye olarak alıp almamak onların tercihidir.

Umarım ciddiye alırlar.

————

Unutmadan bu blogda bir de bağlantı istiyorlar :D hemen hemen ne demek. :) Hocam.com

 

Taşınma, İş, Güç vs.

Blog sayfamın çok fazla takipçisi yok. Hatta hiç yok diyebilirim rahatça :) Çoğu insanın yaptığını yaptım çünkü. Blog sayfamı açtım ancak içerik eklemediğimden boş kaldı. Hem ziyaretçi hem içerik açısından …

WordPress’e taşınma sebebim WordPress’te Blogger’a göre kendimi daha rahat hissetmemden kaynaklanıyor sanırım. Takip ettiğim pek çok kişinin blog sayfalarının WordPress olması ve WordPress’in Özgür olması da diğer etkenler.

Blog yazılarıma uzun zamandır ara vermemin sebepleri arasında ise bu taşınma işi yok elbette. Taşınmam 1 gün falan sürdü çünkü. Şu an kullandığım tema’yı seçtim ufak tefek ayarlar falan. Aslında temayı nasıl seçtiğimi de anlatıp sonra bahanelerimi anlatsam daha iyi olabilir. :)

Tema seçimimde en büyük hatta neredeyse tek etken şu adreste ikamet etmekte olan severek takip ettiğim Koray Löker’in blog sayfasıdır. Sayfada en çok dikkat çeken şey sade ve okunabilir teması. “Bende isterim bana ne bana ne” diyerek aynı temayı almadım tabi ki ama benzer sadelikte bir tema seçmeye çalıştım. Siyahla kırmızının yan yana durması da ayrı bir güzel oldu. Daima yakıştığını düşünmüşümdür bu iki rengin. :)

Evet bahane diyordum. :D Yazmamamın gerekçeleri arasında üşenmek ve zorla yazmak istememem geliyor. Zorla yazınca neler olduğunu son birkaç yazımda görebilir ve anlam bütünlüğündeki kaymaları kolayca yakalayabilirsiniz. Birde üzerine vizeler ve projeler gelince tadından yenmedi artık ve blog yalan oldu. :)

Bu yazının ardından Hakkında sayfamda fark ettiğim yazım hatalarımı düzeltmeyi düşünüyorum. Daha sonra birkaç yazım daha olacak ama ne zaman yazarım onları bilemiyorum. Zira gecenin şu ilerleyen saatlerinde yazmak istemiyorum daha fazla. Önümüzdeki birkaç gün de projelerle dolu günler beni bekliyor. Bir ara bulup bir şeyler karalayabilirim belki. Ara ara kontrol ederseniz güzel olur :D

Oldu görüştük sonra, çok selam herkese öperler :)

%d blogcu bunu beğendi: